MÜLAKAT PSİKOLOJİSİ

Mülakatlar, iş arayan çoğu kimse için keyifsiz ve stresli görüşmelerdir, hatta bazıları için korkulu rüya olabilir. Kanımca bunun en büyük nedeni, gözlem ve değerlendirme altında olduğunuzu bilmektir. Kim ne derse desin, mercek altında olmak, onlarca belki yüzlerce aday arasından seçilmeyi beklemek ve sonuçta seçilen olmama düşüncesi psikolojimizi olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle iş görüşmelerinde sıkıntılı, heyecanlı ve de stresli olmamız son derece normaldir.

Birçok yerde stresinizi nasıl düşürebileceğiniz hakkında ipuçları okumuşsunuzdur. Ancak bu tavsiyeler genellikle sizi merkez almak suretiyle tasarlanmıştır; kendinize güvenin, bilgi ve becerilerinize inanın vs. gibi. Bunlar elbette faydalı önerilerdir. Fakat, yıllarca mülakat yapan ve yapılan birisi olarak benim önerim biraz daha farklı olacak. Gelin, çıkış noktamızı biraz değiştirelim ve dikkatimizi kendi üzerimize değil başka yere çekelim. Çünkü yukarıda söylediğimiz gibi “aday olmak” başlı başına stresli bir fikirdir, bunu baştan kabul edip bir kenara koyalım. Ancak diğer yanda sizi seçecek olanlar da sizi tanımak zorundadır, en azından tanımak, işe uygun olup olmadığınızı anlamak için girişimde bulunmak zorundadır. Mülakatın tüm anlamı budur!

Bu noktada bilmenizde fayda olduğuna inandığım bir kaç husus var. Şöyle ki; kimse sizi yarım saatlik bir görüşmede tamamen tanıyıp anlayamaz. Seçim yapanlar onlarca aday arasından yanlış birini seçebilirler. Hatta bu yanlış kişi siz dahi olabilirsiniz! Çünkü beklenen, doğru işe doğru insanı yerleştirmektir. Sizin başarılı bir insan olmanız doğru işte olmanızı garanti etmez. Bu nedenle birçok insan kabul edildikleri işlerde mutsuz ve verimsiz çalışmaktadır. İşe alım sürecine katılan tüm kişiler, mecbur oldukları için sizinle görüşürler. Tıpkı sizin onlarla mecburen görüştüğünüz gibi. Görüşme masasına karşılıklı oturduğunuzda onları “1” kendinizi “0” olarak görmeyin. Siz sadece mümkün olduğunca kendinizi ifade edip oradan ayrılacaksınız. Halbuki onlar, zor bir değerlendirme ve seçim sürecine girecekler ve doğru seçimi yapmak gibi ağır bir sorumlulukları var. O yüzden mülakat süresince mümkün olduğunca sizi sorgulayıp, davranışlarınızı hatta bakışlarınızı dahi okumaya çalışacaklar. Tüm bunun amacı sizi tanımaya çalışmaktır. Mülakatların gerçeği budur ve iş görüşmesine giderken kendi psikolojiniz üzerine odaklanmak yerine bu gerçekliği daima hatırda tutun.

Psikolojik yaklaşımınızı oturttuktan sonra yapacağınız şey mülakatta kendinizi mümkün olduğunca ifade etmektir. Kendinizi ne kadar iyi ifade edersiniz, karşı tarafa ve kendinize o kadar yardımcı olmuş olursunuz. İşte bu noktada bir iki tavsiye size yardımcı olabilir. Bir sonraki yazıda bunları ele alıyor olağız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s